Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

11 Mart 2010 | Yorum Yok | Politika
Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

CHP lideri Deniz Baykal, “Türkiye’de çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. ‘Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün’ diyemeyiz” dedi.

ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Anayasa değişikliği ve askerlere yönelik son operasyonları değerlendirdi. Baykal’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

ALİ TATAR’IN HESABI: Türkiye’de bir adalet ve hukuk krizi yaşanıyor. Kısa süre önce ortaya atılan bir temel iddia, Deniz Kuvvetleri’nde amirallere suikast planlandığı idi. Belgeler, tutuklamalar oldu. Suçlanan bir Yarbay ikinci kez soruşturmaya konu olarak çağrılınca, bir mektup bıraktı ve intihar etti. Yarbay Ali Tatar… Bu intihardan 19 gün sonra, “onun elinden çıkan yazı” denilerek ortaya çıkan belge incelendi ve görüldü ki Ali Tatar’ın el ürünü değil… Şimdi ortaya çıktı ki Ali Tatar’ın bu işle hiç ilgisi yokmuş. Tatar’ın değil ama diğer teğmenlerin ilgisi vardır belki! Hayır. Onların da el yazıları incelendi, ilgileri yok. Peki o yazı oraya nasıl girdi, kim koyuldu? O yazı pek çok kişinin hayatını etkiledi, bir canı aldı. Ali Tatar’ın hesabını kim verecek?

İLGİNÇ MESAJ: Ergenekon davası 3 yılı tamamlamak üzere ama ortada hala hiçbir şey yok. İddianame var, hüküm yok. Kamuoyunu yönlendirme var, elle tutulur bir sonuç yok. Bunu doğal karşılamak mümkün mü? Kamuoyumuz bu işle ciddiyle ilgilenmek zorunda. “Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün” diyemeyiz. Türkiye’de askerler, bir darbe tehlikesini önlemek için tutuklanmıyor. Türkiye’de askerler darbe tehditi olmadığı için tutuklanıyorlar. Çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. Tepkiyi de sadece yüksek nitelikli, belli özelliği olan insanlara değil, haksızlığa maruz kalan herkesle ilgili olarak göstermeliyiz.

12′YE 5 KALA: Şimdi bu iktidar çıkıyor diyor ki, “ben Anayasa değişikliği yapmak istiyorum”. Hükümet 8 yıl bu heyecanı duymadı da, seçimin gözüktüğü, giderayak 12′ye 5 kala neden anayasa değişikliği ihtiyacına neden girdi? Cevabını veriyorum. Bu iktidar hukukla çatışarak geldi. Ama bu iktidar kendisinin işbaşında olduğu 8 yıl boyunca durumu iyi kötü idare etti. Bazen hakim ayarlayarak, bazen savcı arayarak, iktidar olanaklarını kullanarak hukuk karşısında kendini kollama şansını kullandı. Ama şimdi seçim geliyor. Seçim bu kadronun elindeki o imkanların ortadan kalkacağı bir sonuç verecek. Arkasında 608 tane fezleke olan bir iktidar seçimi kaybettikten sonra kendini nasıl güvence altına alır?

HABUR HUKUKU: Anayasayı AKP ve BDP değiştirecek. İkisi de Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş. Dokunulmazlık nedeniyle kendi hesabını vermemiş olanlar kendisinden hesap soracak olanları tayin edecek. Yani Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı kim seçecek? 608 tane hesabı sorulmamış dosya. Bu kadar saçma, akla sığmayan, kör gözüm parmağına bir Anayasa değişikliği olur mu? AKP ile BDP el ele vermişler, yandaş medyayı da yanlarına almışlar, yandaş yargı yaratıverecekler. Yapılmak istenen Habur hukukunu Anayasa’ya taşımaktır.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290839&tarih=10.03.2010&Categoryid=9

Yorum yap

Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

9 Mart 2010 | Yorum Yok | Politika
Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

CHP lideri Deniz Baykal, “Türkiye’de çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. ‘Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün’ diyemeyiz” dedi.

ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Anayasa değişikliği ve askerlere yönelik son operasyonları değerlendirdi. Baykal’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

ALİ TATAR’IN HESABI: Türkiye’de bir adalet ve hukuk krizi yaşanıyor. Kısa süre önce ortaya atılan bir temel iddia, Deniz Kuvvetleri’nde amirallere suikast planlandığı idi. Belgeler, tutuklamalar oldu. Suçlanan bir Yarbay ikinci kez soruşturmaya konu olarak çağrılınca, bir mektup bıraktı ve intihar etti. Yarbay Ali Tatar… Bu intihardan 19 gün sonra, “onun elinden çıkan yazı” denilerek ortaya çıkan belge incelendi ve görüldü ki Ali Tatar’ın el ürünü değil… Şimdi ortaya çıktı ki Ali Tatar’ın bu işle hiç ilgisi yokmuş. Tatar’ın değil ama diğer teğmenlerin ilgisi vardır belki! Hayır. Onların da el yazıları incelendi, ilgileri yok. Peki o yazı oraya nasıl girdi, kim koyuldu? O yazı pek çok kişinin hayatını etkiledi, bir canı aldı. Ali Tatar’ın hesabını kim verecek?

İLGİNÇ MESAJ: Ergenekon davası 3 yılı tamamlamak üzere ama ortada hala hiçbir şey yok. İddianame var, hüküm yok. Kamuoyunu yönlendirme var, elle tutulur bir sonuç yok. Bunu doğal karşılamak mümkün mü? Kamuoyumuz bu işle ciddiyle ilgilenmek zorunda. “Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün” diyemeyiz. Türkiye’de askerler, bir darbe tehlikesini önlemek için tutuklanmıyor. Türkiye’de askerler darbe tehditi olmadığı için tutuklanıyorlar. Çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. Tepkiyi de sadece yüksek nitelikli, belli özelliği olan insanlara değil, haksızlığa maruz kalan herkesle ilgili olarak göstermeliyiz.

12′YE 5 KALA: Şimdi bu iktidar çıkıyor diyor ki, “ben Anayasa değişikliği yapmak istiyorum”. Hükümet 8 yıl bu heyecanı duymadı da, seçimin gözüktüğü, giderayak 12′ye 5 kala neden anayasa değişikliği ihtiyacına neden girdi? Cevabını veriyorum. Bu iktidar hukukla çatışarak geldi. Ama bu iktidar kendisinin işbaşında olduğu 8 yıl boyunca durumu iyi kötü idare etti. Bazen hakim ayarlayarak, bazen savcı arayarak, iktidar olanaklarını kullanarak hukuk karşısında kendini kollama şansını kullandı. Ama şimdi seçim geliyor. Seçim bu kadronun elindeki o imkanların ortadan kalkacağı bir sonuç verecek. Arkasında 608 tane fezleke olan bir iktidar seçimi kaybettikten sonra kendini nasıl güvence altına alır?

HABUR HUKUKU: Anayasayı AKP ve BDP değiştirecek. İkisi de Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş. Dokunulmazlık nedeniyle kendi hesabını vermemiş olanlar kendisinden hesap soracak olanları tayin edecek. Yani Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı kim seçecek? 608 tane hesabı sorulmamış dosya. Bu kadar saçma, akla sığmayan, kör gözüm parmağına bir Anayasa değişikliği olur mu? AKP ile BDP el ele vermişler, yandaş medyayı da yanlarına almışlar, yandaş yargı yaratıverecekler. Yapılmak istenen Habur hukukunu Anayasa’ya taşımaktır.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290839&tarih=09.03.2010&Categoryid=9

Yorum yap

Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

8 Mart 2010 | Yorum Yok | Politika
Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

CHP lideri Deniz Baykal, “Türkiye’de çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. ‘Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün’ diyemeyiz” dedi.

ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Anayasa değişikliği ve askerlere yönelik son operasyonları değerlendirdi. Baykal’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

ALİ TATAR’IN HESABI: Türkiye’de bir adalet ve hukuk krizi yaşanıyor. Kısa süre önce ortaya atılan bir temel iddia, Deniz Kuvvetleri’nde amirallere suikast planlandığı idi. Belgeler, tutuklamalar oldu. Suçlanan bir Yarbay ikinci kez soruşturmaya konu olarak çağrılınca, bir mektup bıraktı ve intihar etti. Yarbay Ali Tatar… Bu intihardan 19 gün sonra, “onun elinden çıkan yazı” denilerek ortaya çıkan belge incelendi ve görüldü ki Ali Tatar’ın el ürünü değil… Şimdi ortaya çıktı ki Ali Tatar’ın bu işle hiç ilgisi yokmuş. Tatar’ın değil ama diğer teğmenlerin ilgisi vardır belki! Hayır. Onların da el yazıları incelendi, ilgileri yok. Peki o yazı oraya nasıl girdi, kim koyuldu? O yazı pek çok kişinin hayatını etkiledi, bir canı aldı. Ali Tatar’ın hesabını kim verecek?

İLGİNÇ MESAJ: Ergenekon davası 3 yılı tamamlamak üzere ama ortada hala hiçbir şey yok. İddianame var, hüküm yok. Kamuoyunu yönlendirme var, elle tutulur bir sonuç yok. Bunu doğal karşılamak mümkün mü? Kamuoyumuz bu işle ciddiyle ilgilenmek zorunda. “Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün” diyemeyiz. Türkiye’de askerler, bir darbe tehlikesini önlemek için tutuklanmıyor. Türkiye’de askerler darbe tehditi olmadığı için tutuklanıyorlar. Çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. Tepkiyi de sadece yüksek nitelikli, belli özelliği olan insanlara değil, haksızlığa maruz kalan herkesle ilgili olarak göstermeliyiz.

12′YE 5 KALA: Şimdi bu iktidar çıkıyor diyor ki, “ben Anayasa değişikliği yapmak istiyorum”. Hükümet 8 yıl bu heyecanı duymadı da, seçimin gözüktüğü, giderayak 12′ye 5 kala neden anayasa değişikliği ihtiyacına neden girdi? Cevabını veriyorum. Bu iktidar hukukla çatışarak geldi. Ama bu iktidar kendisinin işbaşında olduğu 8 yıl boyunca durumu iyi kötü idare etti. Bazen hakim ayarlayarak, bazen savcı arayarak, iktidar olanaklarını kullanarak hukuk karşısında kendini kollama şansını kullandı. Ama şimdi seçim geliyor. Seçim bu kadronun elindeki o imkanların ortadan kalkacağı bir sonuç verecek. Arkasında 608 tane fezleke olan bir iktidar seçimi kaybettikten sonra kendini nasıl güvence altına alır?

HABUR HUKUKU: Anayasayı AKP ve BDP değiştirecek. İkisi de Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş. Dokunulmazlık nedeniyle kendi hesabını vermemiş olanlar kendisinden hesap soracak olanları tayin edecek. Yani Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı kim seçecek? 608 tane hesabı sorulmamış dosya. Bu kadar saçma, akla sığmayan, kör gözüm parmağına bir Anayasa değişikliği olur mu? AKP ile BDP el ele vermişler, yandaş medyayı da yanlarına almışlar, yandaş yargı yaratıverecekler. Yapılmak istenen Habur hukukunu Anayasa’ya taşımaktır.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290839&tarih=08.03.2010&Categoryid=9

Yorum yap

Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

7 Mart 2010 | Yorum Yok | Politika
Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

CHP lideri Deniz Baykal, “Türkiye’de çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. ‘Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün’ diyemeyiz” dedi.

ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Anayasa değişikliği ve askerlere yönelik son operasyonları değerlendirdi. Baykal’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

ALİ TATAR’IN HESABI: Türkiye’de bir adalet ve hukuk krizi yaşanıyor. Kısa süre önce ortaya atılan bir temel iddia, Deniz Kuvvetleri’nde amirallere suikast planlandığı idi. Belgeler, tutuklamalar oldu. Suçlanan bir Yarbay ikinci kez soruşturmaya konu olarak çağrılınca, bir mektup bıraktı ve intihar etti. Yarbay Ali Tatar… Bu intihardan 19 gün sonra, “onun elinden çıkan yazı” denilerek ortaya çıkan belge incelendi ve görüldü ki Ali Tatar’ın el ürünü değil… Şimdi ortaya çıktı ki Ali Tatar’ın bu işle hiç ilgisi yokmuş. Tatar’ın değil ama diğer teğmenlerin ilgisi vardır belki! Hayır. Onların da el yazıları incelendi, ilgileri yok. Peki o yazı oraya nasıl girdi, kim koyuldu? O yazı pek çok kişinin hayatını etkiledi, bir canı aldı. Ali Tatar’ın hesabını kim verecek?

İLGİNÇ MESAJ: Ergenekon davası 3 yılı tamamlamak üzere ama ortada hala hiçbir şey yok. İddianame var, hüküm yok. Kamuoyunu yönlendirme var, elle tutulur bir sonuç yok. Bunu doğal karşılamak mümkün mü? Kamuoyumuz bu işle ciddiyle ilgilenmek zorunda. “Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün” diyemeyiz. Türkiye’de askerler, bir darbe tehlikesini önlemek için tutuklanmıyor. Türkiye’de askerler darbe tehditi olmadığı için tutuklanıyorlar. Çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. Tepkiyi de sadece yüksek nitelikli, belli özelliği olan insanlara değil, haksızlığa maruz kalan herkesle ilgili olarak göstermeliyiz.

12′YE 5 KALA: Şimdi bu iktidar çıkıyor diyor ki, “ben Anayasa değişikliği yapmak istiyorum”. Hükümet 8 yıl bu heyecanı duymadı da, seçimin gözüktüğü, giderayak 12′ye 5 kala neden anayasa değişikliği ihtiyacına neden girdi? Cevabını veriyorum. Bu iktidar hukukla çatışarak geldi. Ama bu iktidar kendisinin işbaşında olduğu 8 yıl boyunca durumu iyi kötü idare etti. Bazen hakim ayarlayarak, bazen savcı arayarak, iktidar olanaklarını kullanarak hukuk karşısında kendini kollama şansını kullandı. Ama şimdi seçim geliyor. Seçim bu kadronun elindeki o imkanların ortadan kalkacağı bir sonuç verecek. Arkasında 608 tane fezleke olan bir iktidar seçimi kaybettikten sonra kendini nasıl güvence altına alır?

HABUR HUKUKU: Anayasayı AKP ve BDP değiştirecek. İkisi de Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş. Dokunulmazlık nedeniyle kendi hesabını vermemiş olanlar kendisinden hesap soracak olanları tayin edecek. Yani Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı kim seçecek? 608 tane hesabı sorulmamış dosya. Bu kadar saçma, akla sığmayan, kör gözüm parmağına bir Anayasa değişikliği olur mu? AKP ile BDP el ele vermişler, yandaş medyayı da yanlarına almışlar, yandaş yargı yaratıverecekler. Yapılmak istenen Habur hukukunu Anayasa’ya taşımaktır.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290839&tarih=06.03.2010&Categoryid=9

Yorum yap

Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

6 Mart 2010 | Yorum Yok | Politika
Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

CHP lideri Deniz Baykal, “Türkiye’de çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. ‘Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün’ diyemeyiz” dedi.

ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Anayasa değişikliği ve askerlere yönelik son operasyonları değerlendirdi. Baykal’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

ALİ TATAR’IN HESABI: Türkiye’de bir adalet ve hukuk krizi yaşanıyor. Kısa süre önce ortaya atılan bir temel iddia, Deniz Kuvvetleri’nde amirallere suikast planlandığı idi. Belgeler, tutuklamalar oldu. Suçlanan bir Yarbay ikinci kez soruşturmaya konu olarak çağrılınca, bir mektup bıraktı ve intihar etti. Yarbay Ali Tatar… Bu intihardan 19 gün sonra, “onun elinden çıkan yazı” denilerek ortaya çıkan belge incelendi ve görüldü ki Ali Tatar’ın el ürünü değil… Şimdi ortaya çıktı ki Ali Tatar’ın bu işle hiç ilgisi yokmuş. Tatar’ın değil ama diğer teğmenlerin ilgisi vardır belki! Hayır. Onların da el yazıları incelendi, ilgileri yok. Peki o yazı oraya nasıl girdi, kim koyuldu? O yazı pek çok kişinin hayatını etkiledi, bir canı aldı. Ali Tatar’ın hesabını kim verecek?

İLGİNÇ MESAJ: Ergenekon davası 3 yılı tamamlamak üzere ama ortada hala hiçbir şey yok. İddianame var, hüküm yok. Kamuoyunu yönlendirme var, elle tutulur bir sonuç yok. Bunu doğal karşılamak mümkün mü? Kamuoyumuz bu işle ciddiyle ilgilenmek zorunda. “Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün” diyemeyiz. Türkiye’de askerler, bir darbe tehlikesini önlemek için tutuklanmıyor. Türkiye’de askerler darbe tehditi olmadığı için tutuklanıyorlar. Çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. Tepkiyi de sadece yüksek nitelikli, belli özelliği olan insanlara değil, haksızlığa maruz kalan herkesle ilgili olarak göstermeliyiz.

12′YE 5 KALA: Şimdi bu iktidar çıkıyor diyor ki, “ben Anayasa değişikliği yapmak istiyorum”. Hükümet 8 yıl bu heyecanı duymadı da, seçimin gözüktüğü, giderayak 12′ye 5 kala neden anayasa değişikliği ihtiyacına neden girdi? Cevabını veriyorum. Bu iktidar hukukla çatışarak geldi. Ama bu iktidar kendisinin işbaşında olduğu 8 yıl boyunca durumu iyi kötü idare etti. Bazen hakim ayarlayarak, bazen savcı arayarak, iktidar olanaklarını kullanarak hukuk karşısında kendini kollama şansını kullandı. Ama şimdi seçim geliyor. Seçim bu kadronun elindeki o imkanların ortadan kalkacağı bir sonuç verecek. Arkasında 608 tane fezleke olan bir iktidar seçimi kaybettikten sonra kendini nasıl güvence altına alır?

HABUR HUKUKU: Anayasayı AKP ve BDP değiştirecek. İkisi de Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş. Dokunulmazlık nedeniyle kendi hesabını vermemiş olanlar kendisinden hesap soracak olanları tayin edecek. Yani Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı kim seçecek? 608 tane hesabı sorulmamış dosya. Bu kadar saçma, akla sığmayan, kör gözüm parmağına bir Anayasa değişikliği olur mu? AKP ile BDP el ele vermişler, yandaş medyayı da yanlarına almışlar, yandaş yargı yaratıverecekler. Yapılmak istenen Habur hukukunu Anayasa’ya taşımaktır.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290839&tarih=05.03.2010&Categoryid=9

Yorum Yap

Yorum yap

Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

5 Mart 2010 | Yorum Yok | Politika
Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

CHP lideri Deniz Baykal, “Türkiye’de çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. ‘Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün’ diyemeyiz” dedi.

ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Anayasa değişikliği ve askerlere yönelik son operasyonları değerlendirdi. Baykal’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

ALİ TATAR’IN HESABI: Türkiye’de bir adalet ve hukuk krizi yaşanıyor. Kısa süre önce ortaya atılan bir temel iddia, Deniz Kuvvetleri’nde amirallere suikast planlandığı idi. Belgeler, tutuklamalar oldu. Suçlanan bir Yarbay ikinci kez soruşturmaya konu olarak çağrılınca, bir mektup bıraktı ve intihar etti. Yarbay Ali Tatar… Bu intihardan 19 gün sonra, “onun elinden çıkan yazı” denilerek ortaya çıkan belge incelendi ve görüldü ki Ali Tatar’ın el ürünü değil… Şimdi ortaya çıktı ki Ali Tatar’ın bu işle hiç ilgisi yokmuş. Tatar’ın değil ama diğer teğmenlerin ilgisi vardır belki! Hayır. Onların da el yazıları incelendi, ilgileri yok. Peki o yazı oraya nasıl girdi, kim koyuldu? O yazı pek çok kişinin hayatını etkiledi, bir canı aldı. Ali Tatar’ın hesabını kim verecek?

İLGİNÇ MESAJ: Ergenekon davası 3 yılı tamamlamak üzere ama ortada hala hiçbir şey yok. İddianame var, hüküm yok. Kamuoyunu yönlendirme var, elle tutulur bir sonuç yok. Bunu doğal karşılamak mümkün mü? Kamuoyumuz bu işle ciddiyle ilgilenmek zorunda. “Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün” diyemeyiz. Türkiye’de askerler, bir darbe tehlikesini önlemek için tutuklanmıyor. Türkiye’de askerler darbe tehditi olmadığı için tutuklanıyorlar. Çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. Tepkiyi de sadece yüksek nitelikli, belli özelliği olan insanlara değil, haksızlığa maruz kalan herkesle ilgili olarak göstermeliyiz.

12′YE 5 KALA: Şimdi bu iktidar çıkıyor diyor ki, “ben Anayasa değişikliği yapmak istiyorum”. Hükümet 8 yıl bu heyecanı duymadı da, seçimin gözüktüğü, giderayak 12′ye 5 kala neden anayasa değişikliği ihtiyacına neden girdi? Cevabını veriyorum. Bu iktidar hukukla çatışarak geldi. Ama bu iktidar kendisinin işbaşında olduğu 8 yıl boyunca durumu iyi kötü idare etti. Bazen hakim ayarlayarak, bazen savcı arayarak, iktidar olanaklarını kullanarak hukuk karşısında kendini kollama şansını kullandı. Ama şimdi seçim geliyor. Seçim bu kadronun elindeki o imkanların ortadan kalkacağı bir sonuç verecek. Arkasında 608 tane fezleke olan bir iktidar seçimi kaybettikten sonra kendini nasıl güvence altına alır?

HABUR HUKUKU: Anayasayı AKP ve BDP değiştirecek. İkisi de Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş. Dokunulmazlık nedeniyle kendi hesabını vermemiş olanlar kendisinden hesap soracak olanları tayin edecek. Yani Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı kim seçecek? 608 tane hesabı sorulmamış dosya. Bu kadar saçma, akla sığmayan, kör gözüm parmağına bir Anayasa değişikliği olur mu? AKP ile BDP el ele vermişler, yandaş medyayı da yanlarına almışlar, yandaş yargı yaratıverecekler. Yapılmak istenen Habur hukukunu Anayasa’ya taşımaktır.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290839&tarih=04.03.2010&Categoryid=9

Yorum Yap

Yorum yap

Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

4 Mart 2010 | Yorum Yok | Politika
Darbe tehdidi olmadığı için askerler içeride

CHP lideri Deniz Baykal, “Türkiye’de çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. ‘Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün’ diyemeyiz” dedi.

ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Anayasa değişikliği ve askerlere yönelik son operasyonları değerlendirdi. Baykal’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

ALİ TATAR’IN HESABI: Türkiye’de bir adalet ve hukuk krizi yaşanıyor. Kısa süre önce ortaya atılan bir temel iddia, Deniz Kuvvetleri’nde amirallere suikast planlandığı idi. Belgeler, tutuklamalar oldu. Suçlanan bir Yarbay ikinci kez soruşturmaya konu olarak çağrılınca, bir mektup bıraktı ve intihar etti. Yarbay Ali Tatar… Bu intihardan 19 gün sonra, “onun elinden çıkan yazı” denilerek ortaya çıkan belge incelendi ve görüldü ki Ali Tatar’ın el ürünü değil… Şimdi ortaya çıktı ki Ali Tatar’ın bu işle hiç ilgisi yokmuş. Tatar’ın değil ama diğer teğmenlerin ilgisi vardır belki! Hayır. Onların da el yazıları incelendi, ilgileri yok. Peki o yazı oraya nasıl girdi, kim koyuldu? O yazı pek çok kişinin hayatını etkiledi, bir canı aldı. Ali Tatar’ın hesabını kim verecek?

İLGİNÇ MESAJ: Ergenekon davası 3 yılı tamamlamak üzere ama ortada hala hiçbir şey yok. İddianame var, hüküm yok. Kamuoyunu yönlendirme var, elle tutulur bir sonuç yok. Bunu doğal karşılamak mümkün mü? Kamuoyumuz bu işle ciddiyle ilgilenmek zorunda. “Falan falan kişileri kurtardık, gerisinin ne hali varsa görsün” diyemeyiz. Türkiye’de askerler, bir darbe tehlikesini önlemek için tutuklanmıyor. Türkiye’de askerler darbe tehditi olmadığı için tutuklanıyorlar. Çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. Tepkiyi de sadece yüksek nitelikli, belli özelliği olan insanlara değil, haksızlığa maruz kalan herkesle ilgili olarak göstermeliyiz.

12′YE 5 KALA: Şimdi bu iktidar çıkıyor diyor ki, “ben Anayasa değişikliği yapmak istiyorum”. Hükümet 8 yıl bu heyecanı duymadı da, seçimin gözüktüğü, giderayak 12′ye 5 kala neden anayasa değişikliği ihtiyacına neden girdi? Cevabını veriyorum. Bu iktidar hukukla çatışarak geldi. Ama bu iktidar kendisinin işbaşında olduğu 8 yıl boyunca durumu iyi kötü idare etti. Bazen hakim ayarlayarak, bazen savcı arayarak, iktidar olanaklarını kullanarak hukuk karşısında kendini kollama şansını kullandı. Ama şimdi seçim geliyor. Seçim bu kadronun elindeki o imkanların ortadan kalkacağı bir sonuç verecek. Arkasında 608 tane fezleke olan bir iktidar seçimi kaybettikten sonra kendini nasıl güvence altına alır?

HABUR HUKUKU: Anayasayı AKP ve BDP değiştirecek. İkisi de Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş. Dokunulmazlık nedeniyle kendi hesabını vermemiş olanlar kendisinden hesap soracak olanları tayin edecek. Yani Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı kim seçecek? 608 tane hesabı sorulmamış dosya. Bu kadar saçma, akla sığmayan, kör gözüm parmağına bir Anayasa değişikliği olur mu? AKP ile BDP el ele vermişler, yandaş medyayı da yanlarına almışlar, yandaş yargı yaratıverecekler. Yapılmak istenen Habur hukukunu Anayasa’ya taşımaktır.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290839&tarih=03.03.2010&Categoryid=9

Yorum Yap
Etiketler:

Yorum yap