Baykal’dan gol yanıtı!
ANKARA – CHP lidere Deniz Baykal, dün, MGK toplantısı sürerken partisinin Meclis’teki grubuna seslendi.
Askere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi sahiplenemediği için alelacele getirdiğini söyleyen Baykal, MGK toplantısı devam ederken Çankaya’ya da “Birkaç saat içinde Cumhurbaşkanı da bu yasanın hiç uygun olmadığını anlama noktasına gelebilir” mesajı gönderdi. Baykal’ın değerlendirmeleri şöyle:
Sindiremiyor: ‘Belge değildir’demeye Başbakan’ın dili varmıyor. Askeri savcılığın kararını içine sindiremiyor. ‘Güvenilmeyen kanaattir’diyor. Sisteme yönelik ithamı yaptığının bilmem farkında mıdır? Belge olduğunu düşünenler ispatlasın, herkes açık. Fotokopisi var, aslı yok. Fotokopiyle hukuk tesis edilir mi?
Laf cambazlığı yaptılar: Daha bu netleşmeden yeni bir manzara ile karşı karşıya kaldık. Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılmak amacıyla hazırlanmış bir yasa tasarısı günlerce Meclis gündeminde yer tuttu. Dediler ki “İki önerge var. Bunların üzerinde de mutabakat sağlayalım, Meclis’ten geçirelim. Önergelerden birisi sivil şahısların askeri mahkemelerde yargılanmasını önlemeye yönelik. Bu konu ilgili mercilerle konuşulmuş. Bir önerge daha var, o da dille ilgili.” O üzerinde durulmayan, kapsamlı bir şekilde değerlendirilmeyen Gül düzenlemesi olarak sunulup düzenlenen o önergenin asker kişilerin askeri mahallerde işlenmesi halinde sivil mahkemelerde de görüşülmesini öngören bir düzenleme.
Gol yemedik: Peki bu düzenleme daha önce komisyonda tartışıldı mı? Bu düzenlemeyle ilgili devlet kurumlarına haber vermeyeceksiniz. Devlet kurumlarına zaman tanımayacaksın. Gece yarısı bir önergeyle, kamufle edilmiş laf cambazlıklarıyla o oylama tarzı hiçbir vekilin konuşup tartışmasına izin vermiyor.. Bazıları buna maç fanatiği terminolojisi içinde “gol attı-gol yedi” diye bakıyorlar. Ülkenin geleceğiyle ilgili. Bu kutlama konusu olamaz.
CHP’lilerin de hataları oldu: Sizin hiç mi kabahatiniz yok diyorsanız, kabahatimiz var arkadaşlar. Bir centilmen anlaşması yapılmış. Siz iyi niyetli olarak o mutabakata centilmen gibi sonuna kadar uyacağını zannediyorsunuz yanılıyorsunuz. İktidar, CHP vekillerini aldatma peşinde değil, Türkiye’yi aldatma peşinde. Yapmaya çalıştığı şeyi sahiplenecek özgüvende değil, vur-kaçla sonuç almaya çalışıyor. Çık söyle açıkça “askeri yargıyla sivil yargı arasındaki görev bölümünü yeniden gözden geçireceğiz” diyor. Bu bir gizli sonuç alma çabasıdır.Yaptığı işi ilan etmeye cesaret edemeden sahiplenmeden kendi amacına hizmet ederek gizlice sonuçlandırma çabasıdır.
Amacınız nedir?: Olay sivil-asker meselesi değil. Öyle bir asker mahkeme olur ki kendi komutanını mahkum eder. Öyle bir sivil mahkeme olur ki kamusal baskı altında ezilir kalır. Nerden alacaksın nereye vereceksin? Bir yargı kurumunun içini boşaltmayı demokrasi sayıyorsun. Eğer siz sadece genel düzenleme yapmakla yetinmeyip ‘şu anda yürüyen davalarda da uygulanabilir mi?’diye düşünüyorsanız, aklı başında olan herkes amaçları, ‘falan davayla falan davayı kendi ellerine almak’der. Neden yapıyorsunuz? Sizin bu yürümekte olan davaya olan ilginiz bu telaşınız nereden kaynaklanıyor?
Güvenim yok: Askeri Yargıtay’ın alacağı kararlarla ilgili bir tereddüdü neden yaşıyorsunuz? Tereddüt askeri mahkemeye mi? Yoksa askeri mahkemede yansıdığını düşündüğün anlayışla mı hesaplaşmak istiyorsun? Bu hesaplaşmanın hukuk için anlamı nedir? Başbakan ‘kurumlar arasında uyum var’diyor. Peki ‘Ne uğraşıyorsun o zaman?’Askeri yargıya Türk Silahlı Kuvvetleri’ne güvenin var mı yok mu bilemiyorum. Ama benim sana güvenim yok. Asker de olsa sana güvenim yok sivil de olsa. Bizim milletimiz sivil siyasetçinin de askerin işine karışmasından hoşlanmaz. Başbakan’a sözümüz: Elini silahlı kuvvetlerin içinden çek. Yargıyı da mıncıklama, silahlı kuvvetlerle de uğraşma. Türkiye’de bir süredir darbe lafından geçilmiyor. Allah aşkına darbe hisseden var mı içinizde? En uzak olduğu dönemler…
Başbakan terfi etmiş: Başbakan’ı biz savcı diye biliyorduk. Ama Başbakan bu sözüyle savcılıktan hakimliğe terfi etmiştir. Mahkeme yerine o davanın kararını da hükme bağlamış. Sivil olsa ne yazar. Asker olsa ne yazar… Tamam da sayın Başbakan önce sen kendin yargıya çıksana. Başbakan, “mahkeme kapılarında dolaşıyorlar” diyor… Doğru hakikaten biz mahkeme kapılarında dolaşıyoruz. Ama baktım Başbakan da dolaşıyor. Onu hapse at, bundan tazminat al diye şahsi işleri için mahkeme kapılarında dolaşıyor. Biz ise Türkiye’nin çıkarlarını korumak için dolaşıyoruz.
Gül’e çağrı: Önümüzdeki birkaç saat içinde Cumhurbaşkanı da bu yasanın hiç uygun olmadığını anlama noktasına gelir. Mayın Yasası’nda Cumhurbaşkanı’nı göreve davet ediyorduk. O zaman takdirine mazhar olmadı, bir bakarsınız şimdi takdir eder. Ya Cumhurbaşkanı ya da Anayasa Mahkemesi, bu gece yarısı baskın girişimini etkisiz kılacaktır.